Yazarı :GencAkedemi

Yaşayanlar ve Nefes Alanlar
Anlatılanlar her zaman doğru değildir; ama anlatan kişiler hep doğru zannedildiği için söylediklerini çoğu kez ciddiye alır insan. Hatta çoğu zaman kendini reddeder; bildikleriyle değil, anlatılanlarla yaşar. Zaman geçer, kendini tanıyama-dan, yapmak istediklerini yapamadan çeker gider. Kafasının tam ortasında; – Senin için ne yapabilirim, emret! diyerek, bilinen ve bilinmeyen tüm kapıları ardına kadar açan muhteşem bir makine varken, birçok insan ona; – Beni boş ver sen, duymuyor musun, millet ne diyor? şeklinde bir cevapla geri döner. Ve insan topladığı birkaç ucuz kelime ile sürekli kendini inkar ederek yaşar: ‘Desinler, demesinler, diyorlar, demiyorlar, öyleymiş, böyleymiş…’ Sonuçta dünyada çok insan yaşamıyor. Birkaç kişi yaşıyor, geri kalanlar sadece söylentilerle bu birkaç kişiyi yaşatıyor. Kaldı ki bu birkaç kişinin söyledikleri, yığınların önüne taşınırken neredeyse tamamen bozularak geliyor. Bu durumda çoğunlukla söylenen de yanlış oluyor, söyleyen de. Yaşayan da yanlış oluyor yaşanan da. Bu yazıyı okuman nefes aldığının delilidir; yaşadığının değil… Belki yaşıyorsundur da! Kim bilir?
Yaşayabilmen umuduyla…