Yazarı :Michel Zevaco

Louvre Sarayı bahçelerinin çiçeklenmiş ağaçlarından gelen kokularla dolu, berrak bir ilkbahar sabahıydı.
Grenelle Sokağının ağzında, üstünde hiçbir arma görünmeyen basit bir tahtırevan durmuştu. Meşin perdeleri sımsıkı kapalıydı. Arkasında on kişilik, atlı ve tepeden tırnağa silâhlı bir muhafız grubu vardı. Hepsi de müthiş haydutlara benziyordu. Şık giyinmişlerdi ama bu, görünüşlerinin korkunçluğunu azaltmıyordu. Hepsi de süslü eyerlerinin üstünde süvari heykelleri gibi hareketsiz ve dimdik duruyorlardı. Gözlerini, tahtırevanın sağında, yine heykel gibi kımıldamadan duran atlıya dikmişlerdi. Bu adamın, her saldırıya dayanabileceği kolaylıkla anlaşılan geniş bir göğsü vardı. Sırtındaki mor kadifeden, sâde elbiseye rağmen, her hâliyle asilzâde olduğunu anlatıyordu. Bakışlarını arabanın meşin perdesine dikmiş; oradan hiç ayırmıyordu. Herhalde bu perdeden sızacak bir emri bekliyordu.
Tahtırevanın solunda, fakir halktan kişiler gibi giyinmiş bir kadın duruyordu. Üstü başı temiz, yüzü soluk, gülüşü yılışıktı. Yaşını söylemek zordu. Belki kırkındaydı, belki de altmışında. Fakat bu kadın, yanındaki tahtırevanla hiç ilgilenmiyor, yarı kapalı, boyuna kırpışan gözlerini Saint-Honore Sokağına dikmiş, oradaki kalabalığı kolaçan edip duruyordu. Birdenbire dudaklarını tahtırevanın meşin perdesine yapıştırıp yavaş sesle:
İşte, madam, dedi. İnci Çiçeği veya halkın tâbiriyle Gonca geliyor.

En Çok Okunan Kitaplar :  Kafeslerimin Listesi