Yazarı :Mevlana Celaleddin Rumi

Bu ikinci cildin gecikmesinde bazı hikmetler vardır. İşin faydalarına dair Allah hikmetleri, kula tamamiyle malûm
olsa kul, o işi yapamaz, âciz kalır. Allahnın sonsuz hikmetleri; idrakini yıkar,harabeder. Kul o işe koyulmaz. Ulu
Allah, o sonsuz hikmetlerden pek az bir miktarını, kula yular yapar, onu o işe çeker. O işin faydasından hiç
haber vermese kul hiç harekete gelmez. Çünkü hareket,insanların faydası içindir ve biz o yüzden işe koyuluruz.
O işin hikmetini tamamiyle bildirse kul yine harekete gelemez. Nitekim devenin yuları olmasa yürümez. Fakat
yular ağır ve büyük olsa yine gidemez, çöküverir. “Hiçbir şey yoktur ki hazineleri bizde olmasın. Fakat onu
ancak mâlum bir miktarda indiririz. ”Toprak susuz kerpiç olmaz. Fakat “Allah gökyüzünü yüceltti, ölçülü yaptı.
”Her şeyi de ölçülü verir;sayısız, ölçüsüz değil. Ancak halk ve beşeriyet âleminden geçen kişiler, ”Allah,dilediğini
sayısız bir surette rızıklandırır” hükmüne mahzar olanlar ve tatmayan bilmez sırrına erenler, bundan
müstesnadır.
Birisi “Âşıklık nedir? Diye sordu.
Dedim ki:Benim gibi olursan bilirsin.
Aşk, sayıya sığmaz,ölçüye gelmez sevgidir.
Bundan dolayı, hakikatte Halk sıfatıdır, kula nispet edilmesi mecazidir demişlerdir. ”Allah onları sever” sözü
nerede kaldı?
Allah Peygamberine daimî ve çok salâtü selâm olsun.