Yazarı :Leyla Varlık Şentürk

ÖZET Aydınlanma çağı ve sanayi devriminin getirdiği bilimsel ve teknik gelişmelerin paralelinde sosyolojik ve felsefi atılımlar, 19. yüzyılda sanatçıları yeni sanatsal ifade arayışları içinde izlenimciliğe kadar götürmüştür. Fizik alanındaki yeni buluşlar ise, ışık ve rengin aslında bilinenin çok ötesinde farklı bir tanımlaması olduğunu göstermiştir. Yeni İzlenimciler bununla da yetinmeyip, rengin optik etkilerinden yararlandıkları ve noktacılık adı da verilen renk alanlarını bölünebilecek en küçük birimlere ayırmışlar, biçimi tamamen yüzeyden kaldırmışlardır. Ard İzlenimciler ise, resim yüzeyinde yok olan nesneyi tekrar görünür kılmak için siyahı resme geri kazandırmışlar, nesneden yansıyan izlenimlerin değil nesneden alınan içsel duygulanımların resmedilmesinin önemli olduğunu savunmuşlardır. Resim sanatında izlenimci yaklaşıma kadar devam eden görünenlerin olduğu gibi yansıtılması çabaları atölye resmi geleneği ile gelişim göstermiştir. İzlenimci görüşle birlikte atölye resim geleneği yerini güneş ışığı tayfında yer alan renklerden oluşan paletlerle gerçekleşmiş, anlatımcı estetiği içinde barındıran sanatsal oluşumlara bırakarak sanatçıların doğayla baş başa yaşadıkları bir ışık ve renk serüvenine dönüşmüştür.

En Çok Okunan Kitaplar :  Türkiye’nin Raffaello’su: Hüseyin Avni Lifij