Yazarı :Medine Karapınar

“Resim sanatı, insanoğlunun tarihi kadar eskidir. Nerede bir insan topluluğu varsa, orada, maddi hayatının yanında ruhlarının ihtiyacı sanat da var olmuştur. Sanat ve yaratıcı fikirler, sezgiler, şuuraltının faaliyetleridir”

Eli ve aklı olan insan ilk aracını (doğada bulunduğu biçimde) kullanıp her gün biraz daha doğaya hâkim oldukça onu zorlamaya başlamış, giderek doğada örneği bulunmayan araçları da yapmıştır. İnsan bu yaratıcılık özelliğinden de yararlanarak yeryüzünün en üstün varlığı olmuştur. Eylemli olarak yaptıkları da kendisi ile yaşıt sayılabilir.
“Dilin nasıl doğduğunu bilmediğimiz gibi sanatın da nasıl doğduğunu bilmiyoruz. Barınak, tapınak, köprü yapımıyla, süsleme resim, fetiş heykel, dokuma gibi etkinlikleri göz önüne alırsak başlangıçtan beri sanat ile sanatçının bulunmadığı toprak parçası yoktur, denilebilir. Diğer yandan sanat deyince müze ve sergilerde tadılan veya seçkin salonların güzel süslemelerinde kullanılan az rastlanır nefis bir şey anlıyorsak; sözcüğün bu özel anlamının yakın geçmişte geliştiğini ve geçmişin en büyük yapıcılarının ressam veya heykelcilerinin bu sözü akıllarından bile geçirmediklerini bilmek zorundayız.”