Yazarı :

Hem bir sanatçı hem de bir edebiyatçı çok başarılı eserlere imza atan Zülfü Livaneli huzursuzluk adlı eserinde, ölümle sonuçlanan bir aşk hikâyesini kaleme almış. Yakın zamanda yazılmış olan eser, orta doğunun siyasi gelişmelerin de gündemine dokunmuş yer yer.
Hüseyin’in ölüm haberini tesadüfen alan arkadaşı İbrahim, arkadaşının ölümüne çok üzülmüş ancak bu ölümü çok doğal karşılamamıştır. Hem cenazeye katılmak hem de konuyla ilgili bir şeyler öğrenebilmek için Mardin’e gider. Hüseyin’in annesi ve kız kardeşiyle konuşur. Kendisi de Mardinli olan İbrahim konuyu araştırmaya ve bu konuda bir şeyler öğrenmeye çalışır. İbrahim bu seyahatinde hem arkadaşının cenazesinin yanı sıra uzun yıllar önce çıktığı Mardin de hasret gidererek eski arkadaşlarıyla da görüşme imkânı bulur.
Hüseyin göçmen kampında tesadüfen tanıştığı bir kıza âşık olur. Hüseyin nişanlı olduğu halde Mardin de yezidi kampına gittiği bir sırada, orada gördüğü Melek Naz adında bir kıza âşık olur. Nişanlısını hiç düşünmeden bırakır ve Melek Naz’ı bebeği ile alıp evine götürür. Mardin gibi Anadolu kültürü geleneklerine aykırı olan bu evliliği anne ve kız kardeşi kendi içlerinde hiç onaylamamaktadır, ancak her şeye rağmen oğullarının bu tercihine de oğullarını üzmemek için katlanmaktadırlar. Melek Naz bir gün mutfakta bir demet marul görünce çığlıklar atarak, hatta bebeğini bile düşünmeden evden kaçar. Komşular marulu gördüğünde panik halde kızın kaçtığını görünce kızın Yezidi olduğuna karar verirler. Kızın bunlara büyü yaptığına inanırlar ve evin her tarafına marul koyarlar.
Halk arasında Yezidiler olarak bilinen, doğrusu Ezidi veya bu dine inananlar Ezidilerdir. Kitabın konusunu ve gelişen olayları anlamak açısından Ezidiler kimlerdir onlara kısaca bakmak gerekir. Zerdüştlük olarak da bilinen tarihin en eski ve ilk dinidir Ezidilik. Ezidiler güneşe taparlar ve Mardin’de Süryani kilisesinde de bir güneş tapınağı bulunmaktadır. Ezidilik de Tanrı ve baş melek Tavus vardır. Rivayete göre, melek Tavus itaat etmediği için cennetten kovulmuştur. Cennetten kovulduğu için ona şeytan derler ve Ezidilere de ona tapındıkları içinse şeytana tapındıkları için şeytana tapanlar olarak nitelendirilirler. Oysa rivayete göre baş melek Tavus, yaptığına pişman olmuş ve cennetten kovulmanın bedelini ödemiştir. Şeytan olmadığını ispat etmek için yedi bin sene gözyaşı dökmüştür. Ateşleri söndürmüş bir melektir ve Tanrı onu affetmiş tekrar cennete almıştır. Zedüşt dininde de var olan iyi ve kötü kavramı baş melek Tavus için söylenmiştir. O hem iyi hem de kötülüğü temsil etmektedir. Hikâye IŞİD teröristlerinin özellikle alevi ve Ezidilere zulüm yaptığı sırada geçen hikâyede, Melek Naz’la evlendiği için İŞİD in Hüseyin’i öldüreceği korkusu baş göstermiştir. Hüseyin kızın peşine düşer, ancak İŞİD Kıza sahip çıkan ve onu arayan Hüseyin’in peşine düşerler. Ama Hüseyin vazgeçmez ve Melek Naz’ ın güneş tapınağına gideceğini tahmin eder ve oraya gider. Kızı orada bulur. Huzursuzluk eserinin konusu bir aşk hikâyesi olmasının yanında, geri planında mezhep çatışmalarını da öne çıkardığı ve bu nokta da toplumsal mesaj verdiği söylenebilir.

En Çok Okunan Kitaplar :  Tatlı yalan

İnsancıklar-Dostoyevski