Yazarı :

Oscar Wilde – Dorian Gray’in Portresi Kitap Özeti

Oscar Wilde Dorian Gray’in portresi kitabı yayınlandığı dönemde eşcinsellikten açık açık bahsettiği için çok fazla eleştiri almıştır. Dönemin eleştirmenleri kitabı ahlaksız buldukları için yerden yere vurmuş sonunda yayıncılar kitaptaki eleştirilen kısımları çıkararak sansürlü halde yayınlamışlardır. İnsanlar yıllarca sansürlü hali okumuş olsa da son yıllarda tam metni de raflarda kendine yer bulmuştur. Dorian Gray’in Portresi kitabının. Bütün bu olanların ardından eşcinsel olduğu için hüküm giyen Oscar Wilde yalnız ve sefil bir halde ölmüştür.

Dorian Gray’in Portresi Kitap Özeti

Ressam olan Basil Hallward’ın hayran olduğu Dorian Gray çok güzel bir genç adamdır. Ressam onu taparcasına sevmekte ve sürekli onun kendisine tablolar için modellik yapmasını istemektedir. Dorian’ın modellik yaptığı bir gün Basil’in yakın çevresinden olan Lord Henry de oradadır ve güzelliği ağızdan ağza yayılan bu genç adamla tanışmak ister fakat Basil, Lord’un insanları kendi denek hayvanları gibi manipüle edip sonra da nasıl birine dönüşeceklerini gözlemlemeyi sevdiğini bilir ve Doran’ı da kötü etkileyeceğinden endişe duyar. Dorian sert büyükbabası tarafından katı kurallarla yetiştirilmiş güzel olduğu kadar iyi niyetli bir gençtir de. Lord Henry’nin oyunlarına çok kolay kanabilir.

Lord Henry sonunda bu genç adamla tanışır ve Basil’in korktukları gerçekleşmeye başlar. Dorian, Lord’u çok sevmiştir ve onun söylediklerine de çok kıymet vermektedir. Lord ona kadınların aşağılık varlıklar olduğunu, adamın güzelliğinin geçici olduğunu hatta yüzü buruşmaya başladığında insanların artık onu eskisi kadar sevip saymayacağını söylemeye başlar. Dorian bu sözlerden gittikçe daha fazla etkilenir. Bu sırada Basil, şaheseri olarak tanımladığı Dorian’ın portresini bitirmiştir ve genç adam asla yaşlanmayacağı için bu portreyi kıskanır. Sonunda Basil’den onu kendisine vermesini ister. Ressam bunu kabul etmek istemese de portreyi ona verir.

Dorian’ın, Sibly Vane adında bir sevgilisi vardır. Bu kız tiyatroda oyunculuk yapmaktadır ve Dorian’ı çok sever. Dorian, Basil ve Lord Henry onunla tanışmak ve oyununu izlemek için tiyatroya gittikleri gün kız bilerek çok kötü oynar çünkü artık oyunculuktan çok daha büyük bir tutku bulmuştur kendine: Dorian’ın sevgilisi olmak. Dorian bu kötü oyunculuğun ardından kendisini arkadaşlarına rezil ettiği için kızgın bir şekilde kızın odasına gider ve onu terk ettiğini söyler. Kız bu duruma dayanamaz ve intihar eder. Haber Dorian’a ulaştığında bunun önemli olmadığını söyler fakat içten içe bundan o kadar da emin değildir. Sevgilisinin intiharı yüzünden kendisini suçlar.

Dorian portredeki ayrıntıyı keşfettiğinde çok şaşırır. Kendi yüzü asla yaşlanmaz ya da yıllar boyunca yaptıkları yüzünden yüzünün saflığından ve güzelliğinden bir şey gitmemekte ancak portre değişmektedir. Yaptığı her ahlaksızca hareketten sonra portrede acımasız bakışlar, kibirli bir dudak bükme, yüz hatlarında sertleşme oluşur. Yüzündeki saflık ve gözlerindeki iyi niyet hiç değişmediği için çevresindeki insanlar onunla ilişkilendirilen kötü yaşayış tarzına ilk başta inanmazlar fakat yıllar geçtikçe Dorian çok daha kötü bir adama dönüşür ve insanlar ondan uzaklaşır. Ona yaklaşan bütün arkadaşlarının hayatı mahvolmaktadır. Kadınlar onunla aynı odada yalnız kalmak bile istemezler.

Ressam Basil Paris’e gitmek için gece trenine binecektir ancak gitmeden önce Dorian’ı görmek ister. İkili beraber Dorian’ın evine gider ve Basil’in portreden haberi olur. Arkadaşını teselli etmek isterken Dorian yaşadığı her şeyin suçlusu olarak portreyi yapan kişiyi yani Basil’i suçlar ve onu öldürür. Yakalanmamak için de cesedi tavan arasındaki odaya götürüp bırakır. Eski arkadaşlarından Alan Campbell’i çağırır ve ona şantaj uygulayarak cesedi eritmesini sağlar. Dorian yaşadığı hayattan rahatsız olmaya başlamıştır ancak öyle bir bataktadır ki bırakıp gitme isteği asla harekete geçeceği kadar yoğun olmaz. Ayrıca portreye karşı da kimseye göstermemek gibi tuhaf bir saplantısı oluşmuştur. Biri onu görecek diye ödü kopmaktadır.

Alan Campbell intihar eder ve insanlar da Basil’in yokluğunu konuşmaya başlamıştır. Dorian’ın portresi artık iyice şeytan görünümündedir. Yaptığı bütün kötülükleri portreye yükler ve onu suçlar. Basil’i öldürdüğü bıçağı portreye saplar ve o anda bir ölüm çığlığı duyulur. Hizmetkârları koşarak odaya girdiğinde duvarda Dorian’ın gençliğini ve güzelliğini yansıtan portresini görürler. Yerdeyse efendilerine hiç benzemeyen yaşlı ve korkunç bir adam yatmaktadır.Morgue Sokağı Cinayeti- Özet- Edgar Allan Poe