Yazarı :Lenin

1. UZLAŞMAZ SINIF ÇELİŞKİLERİNİN URUNU OLARAK DEVLET
Tarihte devrimci düşünürlerin öğretileri ile, kurtuluşları için savaşım veren ezilen sınıflar önderlerinin öğretileri başına birçok kez gelen şey bugün de Marx öğretisinin başına geliyor. Egemen sınıflar, sağlıklarında büyük devrimcileri ardı arkası gelmez kıyıcılıklarla ödüllendirirler; öğretilerini, en vahşi düşmanlık, en koyu kin, en taşkın yalan ve karaçalma kampanyalanyla karşılarlar. Ölümlerinden sonra, büyük devrimcileri zararsız ikonlar durumuna getirmeye, söz uygun düşerse, azizleştirmeye, ezilen sınıflan “teselli etmek” ve onları aldatmak için adlarını bir ayla (hâle) ile süslemeye çalışırlar. Böylelikle, devrimci öğretileri içeriğinden yoksunlaştınlır, değerden düşürülür ve devrimci keskinliği giderilir. Burjuvazi ve işçi hareketi oportünistleri, bugün işte marksizmi “evcilleştirme” biçimi üzerinde birleşiyorlar. Öğretinin devrimci yanı ve devrimci ruhu unutuluyor, siliniyor [sayfa 13] ve değiştiriliyor. Burjuvazi için kabul
V. i. Lenin 13 Devlet ve Devrin
edilebilir ya da öyle görünen şeyler, ön plana çıkanlıyor ve övülüyor. Bugün bütün sosyal-şovenler, -gülmeyin!- “marksist”tirler. Ve daha düne dek marksizmin kökünü kazıma işinde uzmanlaşmış burjuva Alman bilginleri, şimdi bir soygun savaşının yürütülmesi için son derece iyi örgütlenmiş o işçi sendikalarını eğitecek bir “ulusal-Alman” Marx’tan gitgide daha sık sözediyorlar!
Bu durum karşısında, marksizmin çarpıtılmalannın bu görülmemiş yayılışı karşısında, görevimiz, her şeyden önce, Marx’ın devlet üzerindeki öğretisini yeniden kurmaktır. Bunun için, Marx ve Engels’in kendi yapıtlarından bir dizi uzun alıntı, zorunlu. Bu uzun alıntıların açıklamayı ağırlaştıracakları ve onu daha popüler duruma getirmeye hiç de yardımcı olmayacakları kuşkusuz. Ama bunu yapmamak da kesinlikle olanaksız. Okuyucunun, bilimsel sosyalizmin kurucularının bütün görüşlerini ve bu görüşlerin gelişmesini anlayabilmesi için, ve bu görüşlerin bugün egemen bulunan “kautskizm” tarafından nasıl çarpıtıldıklannın belgelere dayanarak gösterilmesi ve ortaya konması için de, Marx ve Engels’in devlet konusundaki yapıtlarının bütün parçalan ya da hiç değilse bütün canalıcı parçaları, olabildiğince eksiksiz bir biçimde aktanlmalıdır. Friedrich Engels’in altıncı bir baskısı 1894’te Stuttgart’da yayınlanmış bulunan ve en yaygın yapıtı olan Ailenin, Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni’nden başlayalım. Aktarmalan Almanca asıllan-na göre çevirmemiz gerekecek; çünkü Rusça çeviriler, çok sayıda olmalarına karşın, ya eksik ya da çok kusurludurlar, [sayfa 14]
Engels, tarihsel çözümlemesinden sonuçlar çıkartırken şöyle der:
“Devlet topluma dışardan dayatılmış bir erklik değildir. Hegel’in ileri sürdüğü gibi, ‘ahlâk düşününün gerçekliği’, ‘aklın imgesi ve gerçekliği’ de değildir. Devlet, daha çok, toplumun, gelişmesinin belirli bir aşamasındaki bir ürünüdür; bu toplumun, önlemekte yetersiz olduğu uzlaşmaz karşıtlıklar biçiminde bölündüğünden, kendi kendisiyle çözülmez bir çelişki içine girdiğinin itirafıdır. Ama, karşıtlıkların, yani karşıt ekonomik çıkarlara sahip sınıfların, kendilerini ve toplumu, kısır bir savaşım içinde eritip bitirmemeleri için, görünüşte toplumun üstünde yer alan çatışmayı hafifletmesi, “düzen” sınırlan içinde tutması gereken bir erklik gereksinimi kendini kabul ettirir; işte
14 V. i. Lenin