Page 554 | PDF Okuyucu | PDF Kütüphanesi PDF e kitap indir | PDF Kütüphanesi - Part 554

Posts by PDF Okuyucu

Armagedon (Türkiye-İsrail Gizli Savaşı)

Yazarı :Aydoğan Vatandaş

Bu kitap Türkiye’nin gizli fakat gerçek tarihidir. Körfez Savaşı’ndan, Çekiç Güç’e, Kürt Devleti projesinden Susurluk’a, Uğur Mumcu suikastından Eşref Bitlis cinayetine, Muavenet olayından ordu içindeki yapılanmaya değin gizli kalmış birçok olay, bambaşka bir üslupla, tüm belgeleriyle birlikte yeniden ele alındı. Okurken irkileceğiniz bu kitabı asla unutamayacaksınız.

CUMA SOHBETLERİ

Yazarı :Ahmed HULUSİ

Bir kitapla daha merhaba…
Antalya’da yaşarken birkaç yıl önce, Cuma günleri ofise inip, gelen giden, arayıp soran bazı dostlarla sohbetler
yapmıştık… Cuma namazı öncesi veya sonrası…
Bazı arkadaşlar bu sohbetleri banda kaydetmişler… Sonra dinlediklerinde de yararlı olduğunu görmüşler.
Çoğunu banda alan Dostum Nevzad Soydan, bunları yazıya döküp bana yolladı ve bir kitap hâlinde yayınlanmasının
yararlı olacağını söyledi.
Birkaç kişiye daha bu metni yollayıp fikirlerini sorduğumda, onlar da bu sohbetlerin bir kitap hâlinde yayınlanmasının
faydalı olacağından bahsedince, artık sıra basımına gelmişti.
Anlatacak yeni bir şey kalmadı ama, bugüne kadarki kitaplarda anlatılıp da yeterli açıklık kazanamamış bir kısım
konuların anlaşılmasına yararlı olur, düşüncesiyle size bu kitabı takdim ediyoruz.
Elbette okuyacak, sonra da her zaman olduğu gibi, kendi kararınızı kendiniz vereceksiniz, kendi aklınız ve ilminize göre!
Zira, yıllar içinde gördüm ki, bu düşüncelerin çok sayıda insanla paylaşımı hayli zor…
18-20 yaşında yanında olduğum merhum Medineli (Beykozlu) Osman Efendi şöyle demişti:
“İlim avama yakın olduğu kadar, anlatanın çevresi kalabalık olur! Ne zaman ki ilim, öze döner ve mertebesi yükselir,
anlayanı da azalır… Pek çok yüksek mertebeli zevâtı ise kendi ailesi bile tanımamıştır!”
“Ehil olmayana inci gerdanlık takılmaz” demiş, himmeti üzerimize olsun Seyyid Ahmed Rufaî!.. Bizde zaten inci
gerdanlık yok ki!..
Elbette evliyaullâh için bu böyle!..
Bizimse zaten fazla bir ilmimiz yok ki, paylaşımımız olsun insanlarla…
Olan kadarındaki paylaşımımızın ne oranda olduğunu da, onların bu alandaki uygulamalarından görüp anlıyoruz zaten!
Hoş görün, duanızı esirgemeyin bizden; elimizden dilimizden gelen ancak bu kadar! …

MESAJLAR

Yazarı :Ahmed HULUSİ

Değerli dostlarım…
Allâh’ın lütfettiği bilgileri, 1965 yılında yazdığım ilk kitaptan bu yana geçen 35 yıllık süreç içinde, yazabileceğim ölçülerle
sizlerle paylaştım.
Bugün görebildiğim kadarıyla, bizim ilk defa açıkladığımız değerlendirmeler ve bakış açıları, “DİN”e en tutucu ve şekilci
yaklaşanlardan, en aydın görünenlere kadar, hemen her çevrede, yer almaya başladı; her ne kadar o görüşün altındaki
imzadan söz edilmese de.
Samimi olarak “DİN”i değerlendirmeye çalışanlara şu görüşümü son kez belirteyim ki…
İslâm Dini’ni gerçekten samimiyetle benimsiyorsanız, geçmişin şartları içinde oluşmuş yorumları bir yana koyarak, Hz.
Muhammed (aleyhisselâm)’dan bize intikâl eden verileri günümüz şartları ve bilgileri ışığında yeniden
değerlendirmeye alınız.
DİNDE REFORM OLMAZ!… Çünkü Din, “ebeden değişmez Sünnetullâh” üzerine bina olmuştur.
DİNİ ANLAMADA REFORMise çağımızda zaten başlamıştır…
Ancak bu reform, çeşitli çevrelerde söylendiği şekliyle yani dine lokalize yaklaşımlarla asla gerçekleşmez!
Bilmem ne şûralarının, “falanca filanca konular bugüne nasıl uyarlanır”, yaklaşımı yanlıştır; asla bu türden
yaklaşımlarla “Din”i anlamada reform meydana gelmez.
Dini anlamada REFORM’un gerçekleşmesi için, konunun kesinlikle en başından ele alınarak, “DİN”i temelden
ANLAYIŞINyeniden yapılandırılması zorunludur.
Dini kabullenmek, ya “gökte tanrı” ve onun yolladığı postacı-elçi peygamber ve fermannamesi kitap anlayışına ve
temeline göre yapılandırılır; ya da Kurân’ın açıkladığı “ALLÂH”, “RASÛL” ve buna dayalı, sistemi açıklayan “KİTAP”,
anlayışıyla olay değerlendirilip; her konu bu anlayışa göre yerli yerine oturtulur.
“DİN”, “gökte tanrı var yerde postacı – elçi peygamberi” kabulüne dayalı şekilde ele alınıp; sorunlara lokalize çözümler
arayışı ile anlayış reformuna çalışılırsa, kesinle bilelim ki, ortaya çıkan ucube, hiçbir aklı başında insan tarafından
üzerinde düşünülmeye,tartışılmaya değer bulunmayacaktır!
“Kurân’ın RUHU” esas alınmadan ortaya konulacak bütün yaklaşımlar, “göktanrı”nın fermannamesine kelime ve harf
bazında şekilci ve mantık-akıl dışı yaklaşımlar getirecektir. Bu da bazı akılsızların, “iman akılsızca yaklaşımdır” (!?)savına
pâye vermekten başka bir şey sağlamayacaktır.
Fark edelim ki…
İslâm Dini, bir kabile veya aşirete tanrı manitu ya da ilâh anlayışı edindirip; onları sopa korkusuyla yola getirmek
amacıyla, bir tanrı peygamberi tarafından topluma tebliğ edilmemiştir! …

YAŞAMIN GERÇEĞİ

Yazarı :Ahmed HULUSİ

Gerçek dünyam›z, “KOZA”m›z! Oysa, “KOZA”m›z›
gerçek Dünya san›yoruz! “Kozam›z”›n d›fl›ndaki gerçek
Dünya’dan acaba haberimiz var m›? “Nerede yafl›yorsunuz flu anda?” bu soruyu kime sorarsak soral›m, herkes,
do¤al olarak flu cevab› verecektir: “Elbette Dünya’da
yafl›yorum!”
Tabii bu, “Nerede yafl›yorsun?” sorusunun cevab›…
“Elbette Dünya’da yafl›yorum!” Birisine deseniz ki; “Sen
uzayl›s›n!”
“Hay›r… Olur mu öyle fley?” der… Veya “Ben
Dünyal›y›m” der. Peki ama o Dünya, uzayda de¤il mi?
Uzay›n içinde gezmekte olan bir dünya üzerinde de¤il miyiz? E¤er gerçekçi bir biçimde bakarsak; uzay›n içinde bir
zerreyiz, uzaydan bir parçay›z. Ama biz, kökleri as›rlar…

BİLİNCİN ARINIŞI

Yazarı :Ahmed HULUSİ

Bu kitapta değişik bir bakış açısıyla sunmaya çalıştığım tasavvufun bazı temel bilgileri, 1989 yılında Antalya’da yaptığımız
sohbetlerden oluşmaktadır.
Tasavvufun “Vahdet” müşahedesinin tespit ettiği realiteleri bu kitapta olabildiğince net bir şekilde açıklamaya çalıştık.
Tasavvuf sahasında nakletmeye çalıştığım bilgiler, ilk defa benim açıkladığım gerçekler değil; bizden önce de bir kısım
değerli araştırmacı ve ehlullâh tarafından keşfolunmuş bilgilerdir… Ne var ki bunlar fazla yaygın bilgiler değildir!
Taklidi değil, tahkiki amaç edinen ehil kişiler, muhakkak ki bizim bu naklettiklerimizin değerini takdir ederler.
Gerçekte var olan “tek yapının” = “hakikatin” geçmişte sezgiye veya “vahye” dayalı bir şekilde algılanıp; “mecazî” bir
şekilde, benzetme yollu, semboller yollu dile getirilmesiyle; 1990’larda en son şeklini alan bilimsel bakış açısının aynı
gerçekte buluşması, elbette ki ehli için büyük bir zevkle temâşa edilecek bir kemâlât ve güzelliktir!
Tasavvuf ehli arasında “HAKİKAT” diye anlatılan şeylerin dahi gerçekte sadece bir “mecaz” olduğunu; o mecazların neye
işaret ettiğini ise, o alanda yaşamı olan herkesin bilebileceğini, daha önce yazmıştık… Burada yaptığımız açıklamaları da
elbette her kâmil kişi bilir, yaşar; bizim de kendi bildikleri gerçekleri kaleme almış olduğumuzu fark eder.
Biz bu bilgileri, tasavvufa eğilimi olan kişilerin, konu hakkında genel bilgisi olsun; tanıdıkları kâmillerden bu işin
ötesindeki, yazmadığımız sırları öğrenmelerine basamak teşkil etsin diye kaleme aldık. Ehil olan mürşidi kâmilleri bulan,
bunların gerisini de ondan talep eder… Bizden ancak bu kadarı!
Zira önemli olan isimler veya kelimeler değil, onlar ile işaret edilen kavramlardır.
Allâh bizleri, görünüş ve kelimelerle bloke olup taklitçi yaşamaktan korusun; indîndeki gerçekleri müşahede edip, tahkik
ehli olarak basîretle ömür sürmeyi kolaylaştırsın… Amin.

İNSAN VE DİN

Yazarı :Ahmed HULUSİ

Ön kapak zeminindeki siyah renk karanlığı ve
bilgisizliği, üzerindeki harflerin beyaz rengi
ise aydınlığı ve bilgiyi temsil eder.
Kapakta yer alan amblem, Kûfi hat sanatı ile
yazılmış olan “Lâ ilâhe illâ Allâh; Muhammed
Rasûlullâh” cümlesidir ve bu “tanrılık kavramı
yoktur, yalnızca Allâh adıyla işaret edilen
vardır; Muhammed (aleyhisselâm) bu anlayı-
şın Rasûlü’dür” anlamını taşır.
Amblemin ön kapakta ve her şeyin üzerinde
yer alması, Ahmed Hulûsi’nin bu anlayışı tüm
eserlerinde ve hayatı boyunca her anlamda
baş tacı yapmış olmasının sembolik ifadesidir.
Karanlıktan aydınlığa açılan Kelime-i Tevhid
penceresinden Allâh Rasûlü’nün nûrunu
temsil eden yeşil renkte yansıyan ışık,
Ahmed Hulûsi’nin kaleminden, işaret ettiği
konuda aydınlanmayı amaçlayan “kitap
isminde” beyaz renkte somutlaşmıştır.
Allâh Rasûlü’nün nûruyla yayılan bilginin,
onu değerlendirebilenlere sağladığı aydınlanma
da kitap içeriğinin özetlendiği arka
kapak zeminindeki beyaz renk ile ifade edilmiştir.

Google SEO Başlangıç Rehberi

Yazarı :Google

Bu doküman öncelikle Google’daki ekiplerin kullanımı için
hazırlandı, ancak daha sonra bunun arama motoru
optimizasyonuna yeni başlayan kullanıcılar ve arama motorları ile
sitelerinin etkileşimini geliştirmek isteyen web tasarımcıları için de
yararlı olabileceğini düşündük. Bu rehber size Google’da yapılan
aramalarda, sitenizi otomatik olarak ilk sırada göstermek için
sırlar vermeyecek olsa da (kusura bakmayın!), aşağıda açıklanan
örnek kullanımları takip etmeniz arama motorlarının içeriğinizi
taramasını ve indekslemesini kolaylaştıracaktır.
Arama motoru optimizasyonu genellikle web sitenizin bazı
bölümlerine küçük düzenlemeler yapılması anlamına gelir. Tek
tek incelendiğinde bu değişiklikler sadece eklemeler gibi
görünebilir, ancak diğer optimizasyonlar ile birlikte sitenizin
kullanıcı deneyimine ve organik arama sonuçlarındaki
performansına gözle görünür etkide bulunurlar. Bu rehberdeki
başlıkların birçoğu, herhangi bir web sayfasındaki temel
bileşenler olduğu için size tanıdık gelecektir, ancak bunları en iyi
şekilde kullanmıyor olabilirsiniz.
Her ne kadar rehberin başlığı “arama motoru” kelimelerini içerse
de, optimizasyon kararlarınızı öncelikle ve çoğunlukla sitenizi
ziyaret edenler için en iyisi olacak şekilde vermenizi öneririz.
Onlar, içeriğinizin ana kullanıcıları ve içeriğinizi bulmak için arama
motorunu kullanıyorlar. Bu yüzden arama motorlarındaki organik
arama sonuçlarında üst sırada yer almak için bazı ince
ayarlamalar yapmanız her zaman istenen sonuçları
sağlamayabilir. Arama motoru optimizasyonu, sitenizin arama
motorlarında görünürlüğünü artırmak için atılabilecek en iyi
adımdır, ama yine de site içeriğinin asıl kullanıcıları arama
motorları değil sitenizin ziyaretçileridir.
Siteniz, örnekten daha küçük veya daha büyük olabilir, tamamen
farklı bir içerik sunabilir; ancak aşağıda açıkladığımız
optimizasyon konuları her ölçekte ve türde siteye uygulanabilir.
Umarız rehberimiz size sitenizi geliştirmeyle ilgili bazı yeni fikirler
sunar. Sorularınızı, geri bildirimlerinizi ve başarı hikayelerinizi
Google Web Yöneticisi Yardım Grubundan bizlere iletebilirsiniz.

AVRUPA BİRLİĞİ TEMEL TERİMLER SÖZLÜĞÜ

Yazarı : AVRUPA BİRLİĞİ GENEL SEKRETERLİĞİ

Bilindiği üzere, Avrupa Birliğinde “çok dillilik” (multilingualism) prensibi geçerlidir. Topluluk resmi dillerine ilişkin hükümler içeren Kurucu Antlaşmalar ve Avrupa Toplulukları Konseyinin 1958 tarih ve 1 sayılı Tüzüğü hükümleri çerçevesinde, her türlü Avrupa Birliği mevzuatı Topluluk dillerinin hepsine çevrilmekte ve Avrupa Birliği Resmi Gazetesinde yayımlanan tüm hukuki metinler hangi dilde olurlarsa olsunlar asıl (authentic) kabul edilmektedir. Türkçe, Ülkemizin Avrupa Birliğine katılımından sonra Topluluğun resmi dillerinden biri olacak, Avrupa Birliği mevzuatı Türkçe olarak Avrupa Birliği Resmi Gazetesinde yayımlanacaktır. İçinde bulunduğumuz katılım öncesi süreçte, Avrupa Birliği Müktesebatının üstlenilmesine ilişkin çalışmaların tamamlanması bakımından ilgili mevzuatın Türkçe’ye çevrilmesi büyük önem arz etmektedir. Avrupa Birliği Müktesebatının çevirisine ilişkin çalışmalar Genel Sekreterliğimiz koordinasyonunda, çevirileri talep eden Kamu Kurum / Kuruluşlarımız bünyesinde oluşturulan “Çeviri Teknik Komiteleri” ile işbirliği içerisinde sürdürülmektedir. Söz konusu çeviriler gerekli kontrollerden geçtikten sonra Kamu Kurum / Kuruluşlarımızın kullanımına açılacaktır. Çeviri çalışmalarına başlanmadan önce, çevirilerde terminoloji birliğinin sağlanması amacıyla bir terminoloji sözlüğü hazırlanmasının yerinde olacağı düşünülmüş, Genel Sekrerliğimizin ilgili birimlerinin katkılarıyla Avrupa Birliği temel terimlerine karşılık gelen 2.600 civarında kavram içeren bir sözlük hazırlanmıştır. Sözlüğün hazırlanması s ırasında başta İktisadi Kalkınma Vakfı tarafından hazırlanan “Avrupa Topluluğu Temel Hukuki Terimleri Sözlüğü (1987)” ve “Avrupa Birliği – Türkiye Kavramlar Sözlüğü (1999), Ayşe CEYHAN tarafından hazırlanan “Avrupa Topluluğu Terimleri Sözlüğü (1991)”, AT Komisyonu Türkiye Temsilciliği tarafından hazırlanan “Avrupa Topluluğu Sözlüğü (1984)”, Türk Hukuk Kurumu tarafından hazırlanan “Türk Hukuk Lugatı (1998)”, Mustafa OVACIK’ın “Türkçe – İngilizce, İngilizce – Türkçe Hukuk Sözlüğü (1999)”, Pars TUĞLACI’nın “İngilizce-Türkçe Ekonomi ve Hukuk Terimleri Sözlüğü (2002)” olmak üzere pekçok kaynaktan yararlanılmıştır. Oluşturulan sözlük Genel Sekreterliğimiz Genel Sekreter Yardımcısı Mustafa DÖNMEZ başkanlığında “Tercüme Koordinasyon Birimi” çalışanlarından oluşturulan bir heyet tarafından gözden geçirilmiş ve Avrupa Birliği Hukuku alanında çalışan akademisyenlerin görüşüne sunularak basıma hazır hale getirilmiştir. Sözlük, çeviri süreci içinde eklenecek yeni kavramlarla, sizlerin ilave ve düzeltmelerinizle zenginleştirilecek ve güncelleştirilecektir. Sözlükte, kavramların karşılıkları verilirken, ana kavramlar koyu renkte, ana kavramlarla ilgili ibareler normal renkte verilmiştir. Aynı anlama gelen fakat küçük farklılıklar içeren Türkçe karşılıklar virgülle, farklı anlama gelen karşıklıklar ise noktalı virgülle ayırılmış, ayrıca aynı kavramın yeni ve eski dildeki karşılıkları “/” ile gösterilmiştir. Genelde karıştırılan İngilizce kavramlar toplu olarak bir kutu içinde verilmek suretiyle bu kavramların Türkçe’ye çevirileri esnasında yeknesaklığın sağlanması amaçlanmıştır. Ülkemiz ile Avrupa Birliği arasında önümüzdeki dönemde başlaması öngörülen müzakereler bağlamında Türk mevzuatının İngilizce’ye çevirisi de gündemde olduğundan bu çevirilerde tutarlılığı sağlamak bakımından benzer şekilde bir “Türkçe – İngilizce Avrupa Birliği Temel Terimler Sözlüğü” de hazırlanmaktadır. Söz konusu sözlük en kısa sürede bitirilerek istifadenize sunulacaktır. Avrupa Birliği Müktesebatının çevirilerinin tutarlılığı ve kavramların yeknesaklığı bakımından çok önemli olduğunu düşündüğümüz ve sizinle paylaşmaktan mutluluk duyduğumuz sözlüğü titizlikle inceleyen Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sn.Tuğrul ARAT’a, değerli katkıları için yürekten teşekkür ederiz. Sözlüğe ilişkin her türlü önerinizi tkb@abgs.gov.tr adresine göndermeniz bizi mutlu edecektir.

Bütün Kaleler Zaptedilmedi

Yazarı :Hulki Cevizoğlu

Kitap 26 Şubat 2004 saat 23:30’da Ceviz Kabuğu Programında; şairimiz Atilla İlhan’la “ toplumcu bir yazar ve düşünür” kimliğiyle Türkiye’nin içinde bulunduğu sorunlar ile ilgili yapmış olduğu söyleşinin Hulki Cevizoğlu tarafından kitap haline getirilmesi ile oluşturulmuştur.
Kitap Hulki CEVİZOĞLU, Atilla İLHAN, Em. Dnz.Kur.Alb. Ünal KUÇUR, Prof.Dr. Oktay SİNANOĞLU, DHP Gnl. Bşk.Yrd.ı Seraceddin ZIDDIKOĞLU, Prof.Dr. Recep YAPAREL, Eski Bakan Sadi SOMUNCUOĞLU arasındaki soru ve cevap şeklindeki diyologlarla devam etmektedir.
KİTABIN ÖZETİ

Kitapta genel olarak Hulki CEVİZOĞLU ile Atilla İLHAN arasında geçen Türkiye Cumhuriyeti üzerinde oynanan oyunlar hakkındaki diyaloglar genel olarak şu başlıklar arasında geçmektedir.
• Türkiyenin bir hain kontenjanı var, bu nüfusun %10’udur.
• Türk aydını dediğimiz kişi, Batı’nın manevi ajanıdır.
• Eğitim, Savunma ve Ekonomi milli olmalıdır, olmazsa Sevr gelir.
• Batı diye bir şey yoktur. Bu hayali bir kavramdır. Almanya Almanya’dır, Fransa Fransa’dır. Birleşik bütünleşmiş Batı diye bir şey yoktur.
• Türkiye’de basın Türk değildir.
• Türkiye’de bir grup “toplu uyku hali” içinde kendisini pop kültürüne kaptırmış, esnemeye ve bunu etrafındakilere bulaştırmaya devam ediyor.
• Türkiye’de dipten bir dalga yükseliyor. Bir çeşit Müdafa-i Hukuk oluşuyor.

2013-YDS Başvuru Kılavuzu

Yazarı :ÖSYM

Yabancı Dil Bilgisi Seviye Tespit Sınavı (YDS), 4 Ocak 2013 tarihli ve 28518 sayılı Resmi Gazete’de
yayımlanan “Yabancı Dil Bilgisi Seviye Belirleme Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik” uyarınca, Ölçme,
Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı (ÖSYM) tarafından yapılacaktır. Bu kılavuz ÖSYM Yönetim
Kurulunun 10.07.2013 tarih ve 2013/15.06 sayılı kararı ile onaylanmıştır. Sınava başvuran adaylar Kılavuzda
ve ilgili mevzuatta yer alan düzenlemeleri kabul etmiş sayılırlar. 6114 sayılı Kanun’un 7. maddesinin 5. fıkrası
gereği sınav ile ilgili açıklama ve duyurular, Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanlığının
İnternet sayfasında yapılacaktır. İnternet sayfasındaki duyurular adaylara tebliğ hükmündedir.
BAŞVURU TARİHLERİ : 15-24 Temmuz 2013
SINAV TARİHİ, SAATİ VE SÜRESİ : 1 Eylül 2013, 9.30, 2,5 saat (150 dakika)
BAŞVURU HİZMETİ ÜCRETİ : 3,00 TL
SINAV ÜCRETİ : 50,00 TL
YENİ ŞİFRE EDİNME ÜCRETİ : 2,00 TL
BAŞVURU MERKEZLERİNDEN FOTOĞRAF YENİLEME İŞLEMİ ÜCRETİ : 5, 00 TL

Diğer Kılavuzlar için: http://www.osym.gov.tr/belge/1-19217/2013-yds-sonbahar-donemi-basvuru-bilgileri.html

1 552 553 554 555