PDF Okuyucu | PDF Kütüphanesi PDF e kitap indir | PDF Kütüphanesi

Posts by PDF Okuyucu

Atları Bağlayın Geceyi Burada Geçireceğiz

Yazarı :Melisa Kesmez

ndini de beraberinde götürmez mi? Varlığından güç aldığımız arkadaşlar ne zaman yük haline geldi? Hepimiz başarılı olmak zorunda mıyız bu hayatta? Her seferinde duvara tosladığımız halde hâlâ yeni ilişkiler kurmaya, var olanı kurtarmaya çalışmak hayal kırıklıklarına bağımlı hale gelmemizle açıklanabilir mi? Melisa Kesmez, heyecanlı ve mütevazı sesinin her satırda hissedildiği kısa öykülerinde soruları müzikle, dramla, şiirle yoğuruyor, cevapları ise nüktedanlığı da elden bırakmayarak veriyor.

“Aklımızın devre dışı, sadece kalbimizin olduğu” yeni yetmelikten zaman mefhumunun olmadığı balık krakerli ve kaygısız çocukluk yıllarına, yüzyıllık dostla oturulan öğle rakısından patrona son çare olarak yazılan istifa maillerine, sevdiğimiz “o” olmayı çoktan bırakmış uzatmalı evliliklerden gel demese de gittiğimiz, gitmek istediğimiz sevgililere, eski sevgililere, aileye, aldatmalara, aldatılmalara; üzerimize haddinden fazla gelen ancak bir türlü vazgeçemediğimiz “modern dünyamızın” tüm inceliklerine dokunuyor, yalın ama coşkulu, naif ama kararlı, fısıldıyor kulaklara: Atları Bağlayın, Geceyi Burada Geçireceğiz.

Hiç Olmamış Gibi Yapalım

Yazarı :Jenny Lawson

Bu kitapta her şey var, aklınıza ne gelirse… Ve ne gelmezse!

“Bu kitap şaşırtıcı bir keşifle ilgili; korkutucu biçimde insani anların -sanki hiç olmamışlar gibi yapmayı tercih ettiğimiz anların- aslında bizi bugün olduğumuz kişiye dönüştüren anlar olduklarının keşfi. Hayatımın en iyi hikâyelerini bu kitaba sakladım.”

Forbes dergisinin “kadınlara yönelik en iyi 100 internet sitesi” listesinde yer alan bloggess.com ile dünya çapında üne kavuşan çılgın, ironik, komik ve samimi blog yazarı Jenny Lawson`ın hayatından kesitler okurken “bu ne biçim hayat böyle?” diyeceksiniz.

Son yılların eğlenceli kitabı. Üstelik -neredeyse- gerçek anılardan oluşuyor!

2011 Weblog ödüllerinde finalistlerden biri olan Jenny Lawson`ın anılarından oluşan Hiç Olmamış Gibi Yapalım, Goodreads.com`da aldığı binlerce oyla 2012`nin “en iyi mizah kitabı” seçildi.

“Lawson sizi gülmekten kırıp geçirecek, hatta bazen gülmemeniz gereken durumlar olacak, çünkü cehenneme gideceksiniz bu kahkahalar yüzünden. O yüzden siz bu kitabı okumayın, en mantıklısı bu herhalde.”
-Neil Gaiman-

Ayine

Yazarı :İskender Pala

Hani bir aşk idin, bir güzellik idin sen, güzellikle aşkın kesiştiği prizmada. Güzelliğin, cihanı gösteren bir ayna; aşkın, o aynanın cilası idi hani. Güzelliğin olmasa efendim, aşkı hiç bilmeyecekti cihan; aşkın olmasa güzelliği hiç anlamayacaktı. Aşk pazarında mezat hep güzelliğine; güzellik yurdunda yollar hep aşkına durmuştu efendim…
Ve sen gitmiştin…

Şiiri meslek edinip de şair olamamanın acısını en iyi bilenlerdenim ben. Şiir söyleyemediğim için duygularımı, şiire en yakın gördüğüm deneme formatında anlatmayı yeğlemem bundandır. Ancak, bu kitaptaki her bir deneme için birkaç kitap okuduğumu itiraf etmeliyim. Uzun gecelerde şekillenen düşüncelerim beyaz sayfalara bu üslupta yayıldı ve her bir cümle bazen birkaç defa değiştirildi. Anlattıklarım kendime değil, topluma; merkeze değil muhite aitti. Benim duyduklarımı duyan yüzlerce kalbin yaşadığını bu kırk denemeyi yazarken öğrendim. Hüzün, gözyaşı ve acıyı ifade etmenin ne kadar çok yolu varmış meğer. Meğer ne çok titrermiş kalbimiz yaşadıklarımız karşısında.

Not: Seni Hala Seviyorum

Yazarı :Jenny Han

İlişki oyunları bir gün gerçek olunca işler zorlaşmaya başlar, internette yayılan ve bütün okulun izlediği öpüşme videolarıyla da iyice karmaşık bir hal alır. Üstüne üstlük Peter eski sevgilisiyle daha çok vakit geçirmeye başlar. Yoksa onu hâlâ unutamamış mıdır? Bu sırada, geçmişinde önemli bir yere sahip olan John yeniden ortaya çıkınca Lara Jean ondan hâlâ çok hoşlandığını fark eder. Peki aynı anda iki kişiden hoşlanmak mümkün mü? Lara Jean bu sıkıntılı ve kafa karışıklığıyla dolu süreci atlatmayı başarabilecek mi?

“Samimi diyaloglar, kalpleri ısıtacak kardeşlik bağı ve gerçekçi anlatımıyla kitaplığınızda kesinlikle bulunması gereken bir kitap.”

School Library Journal

İki Dirhem Bir Çekirdek

Yazarı :İskender Pala

Anlatımı güzelleştirmek, savunulan fikir ve düşünceyi daha etkili kalmak daha etkili kalmak üzere her dilde kalıplaşmış bazı sözler bulunur. Atasözleri, dua ve temenni cümlecikleri, sövgü ve ilençler, bilmece ve tekerlemeler… Bu tür kalıplaşmış sözler arasında, dilin bünyesinde en sık rastlanılanlar ise deyimdir. Dilin bünyesinde kalıplaşmış ve kökleşmiş olarak değişmeden kullanılan deyimler, hiç şüphe yok ki anlatıma canlılık ve güç katarlar. Bu sayede düşüncelerin ve olayların muhataba daha etkili biçimde yansıtıldığı bir gerçektir.

Bazı kişilerle ilgili anılar ve hikâyeler, tarihten alınmış olaylar, ve. Deyimlerin ortaya çıkış nedenleri arasında ön sıraları paylaşırlar. Bu bakımdan deyimlerin kaynaklarını arayıp bulmak, oldukça meşakkatli bir iştir. Bazen rastgele bir sayfada, bazen bir dipnotta, bazen de hiç ummadığınız bir el yazması sayfasında bir deyimin ortaya çıkış hikâyesiyle karşılaşmak mümkündür.

Deyimlerimizin ortaya çıkış hikâyelerini bilmenin, dilimizin kültüre yansıyan yüzüne bir renk katacağı kesindir. Umarız, bu konuda daha geniş araştırma yapacaklar için bu küçük kitap bir başlangıç olur.

Geçmişin Gölgesinde

Yazarı :Gülçin Özbek Kuyumcu

Peki ya aşkları yüzünden lanetlendiğini düşündüğünüz bir aileniz varsa, hiç korkmadan aşkın kollarına bırakabilir misiniz kendinizi?

Geçmişin Gölgesinde kalmayı kabul etmek ya da ışığın peşinden koşmak arasında kalan Lena ile gerçek aşkı ilk kez bulan ve kaybetmemek için her şeyi yapabilecek Lucas’ın hikâyesi bazen bir peri masalına bazen de bir kâbusa dönüşüyor.

Lena ve Lucas’ın yolculuğunda; isimleri “ışık” anlamına gelen bu kadın ve adamın birbirlerini bulmaları ile başlayan öykülerine şahit olacak, gölgeyi yaratan ve yok eden ışığın nerede saklı olduğunu göreceksiniz.

Peki Ya Şimdi?

Yazarı :Pucca Günlük 7.Kitap

Yaşarken Hiç Komik Değildi?

Senden önce ne yaşadıysam, sana tecrübe olacak. Ben yaşadığım hiçbir şeyden utanmadım. Ama seni utandırmaya çalışacaklar… Hepsini göğüsledim, kendi hayatımı savunmayı bildim. Bunu da sana göstereceğim. İnsanların ne söylediğinin öneminin olmadığını anlayacaksın. Asıl önemli olanın, o an mutlu olup olmamanla ilgili olduğunu bileceksin.

İşte, tam da bu yaşam felsefesiyle kalplerimize dokunmuştu PuCCa…

Şimdi ise o bir anne! Ama merak etmeyin; dobra diliyle bildiğini okuyan hallerinden hiçbir şey kaybetmedi. Bir de işin içine hormonlar girince, PuCCa’nın içine düştüğü durumlar hiç olmadığı kadar komik bir hal aldı!

Blogger’ların kraliçesi PuCCa, heyecanla beklediğiniz, bir solukta okuyacağınız yedinci günlüğü Peki Ya Şimdi? ile karşınızda!

Mihmandar: Bir Eyüp Sultan Romanı

Yazarı :İskender Pala

“Peygamber’in mihmandârı! Bir arzun varsa yapayım. Bir vasiyetin varsa yerine getireyim!”

“Ey Emîr! Sakın Allah’ın dinini bozma, müminler arasına fitne girmesine müsaade etme. Askere adalet ile muamele eyle ve düşman karşısında can kaygusu çekme. Bana gelince, senden ve senin ait olduğun şu dünyadan hiçbir şey istemediğimi bil ve herkese böylece ilan et. Şurada can oynatan cengâverlerden son arzum odur ki Azrail (a.s) bize uğradıktan sonra na’şımı Konstantiniyye surlarına yakın götürsünler. O gün savaş hattı nerede oluşursa, bedenimi o noktaya kadar taşısınlar ve orada, savaşan mücahitlerin arasında beni defneylesinler. Ta ki atlarımızın ayakları bedenimi çiğnemiş olsun, Bizans dokunamasın. Ayrıca, eğer yapabiliyorlarsa, cenazemi kendi atımın arkasında bir sedyeye bağlayıp taşısınlar. Tıpkı Kutlu Nebi’yi getiren Kusvâ’nın Medine’de bizim hanemizi bulduğu gibi o da benim için nereye gideceğini ve nerede duracağını bulacaktır.”

Aşkın Sırrı

Yazarı :Öykü Odabaş

Macera kaldığı yerden devam ediyor! Sır, aşkla imtihanda…
Sır Serisi’ni bir de okurundan dinleyin:
İnsanların çikolataya duyduğu aşk gibi bu kitap. İlk olarak bağlanıyorsunuz ve bırakamıyorsunuz. Sonra ise bu tadı arıyor ve bulamıyorsunuz…
-Seyhan Nalbant

Özlem… Kocaman sımsıcak birbirine görünmez halatlarla bağlanmış bir aileye özlem çekiyorum. Mutluluk ve huzur… Her ne yaşarsan yaşa evde sevdiklerinin, seni sevenlerin yanında seni saran tek duygu huzur ve mutluluk. İşte Sır Serisi kitapları sizi öyle güzel duygularla sarmalıyor ki, kendinizi her bir karakterle özdeşleştirip onlarla gülüp onlarla ağlayıp onlarla aynı korkuları yaşıyorsunuz.
-Merve Güneyli

Namlusundan sevda damlatan adamlar, küçük bedenlerine inat kocaman seven kadınlar ve zalim zamana kafa tutan aşklar…
-Füsun Solmaz

Aşk Böyle Yaşanır

Yazarı :Halit Ertuğrul

Aşk, baş tacı edilerek, kalbin en temiz yerinde saklanacak bir duygu iken; maalesef onu ayağa düşünenler oldu. Aşklarını insanlar ayağına düşüren insanlar ise, ne yazık ki kendileride ayağa düştü. ‘Aşk’ diye ete kemiğe sarılanlar, ‘aşk’ diye her türlü değerleri ayaklar altına alanlar, aşktan nasipsiz insanlardır. Çünkü aşk insan ruhunu temizler, olgunlaştırır, kişiyi ulvi duygularla donatır. Günümüz insanının ve özellikle degünümüz gençlerinin en fazla problem yaşadığı konuların başında ‘aşk’ gelir. ‘Aşk Böyle Yaşanır’ kitabı; ‘aşk’ diye yanlış ilişki içinde olan ve çok zaman da bu uğurda kişilik değerlerini yitiren bazı insanlara örnek olması, dileğiyle hazırlanmıştır. Bu kitap; baştan sona kadar yaşanmış ve nefes kesen ibretli olaylarla doludur.

Tanrı’yla Bütün İlişkimi Kestim

Yazarı :Katarina Mazetti

YAŞAM, ÖLÜM, TANRI VE GENÇ OLMANIN İSYANI ÜZERİNE MUHTEŞEM VE SARSICI BİR ROMAN

Muhammed, İsa ve Buda’nın iyi şeylere niyet ettiklerine inanıyorum. Benim katlanamadıklarım onların ardından gelen düzenbazlar! Dini çıkarlarına alet eden papazlar ve diğer muktedirler. İnsanları körü körüne itaat etmeye, vergi ödemeye, savaşmaya, kadınları kendi cehennemlerine hapsolmaya davet eden şarlatanlar. İnsan nasıl olur da bir yandan ‘öldürmeyeceksin’ derken, diğer taraftan halkı Tanrı ve anayurt için savaşmaya ve öldürmeye davet edebilir? Yo, hayır! Bizi aldatıyorlar!

Linnea, her gün kendini ispat etmek zorunda olduğu bir dünyaya uyanmanın sefaletiyle boğuşur. İlişkilerin semboller aracılığıyla yürütüldüğü, insanın sahip olduğu eşyalarla tanımlandığı bir dünyada yaşamanın zorluklarını aşmaya çalışır. İnsanı bir umuda bağlayan o saf inanç kirletilir, ruhsuz bir dünyanın ruhu olan din basit bir ticari ürüne çevrilirken “tacirlerin tanrısı”yla ilişkilerini keser. Yaşanan güne, solunan havaya merhaba diyebilmek ve anlamlı bir çığlık gibi yaşayabilmek için yeni bir imla arar hayata.

“Katarina Mazetti’nin diyalogları yıldırım gibi çarpıyor insanı… Sonra yangın yerine dönen ruhumuzdan yeni bir ben yaratmaya çağırıyor bizi.”
Arbetet

“…Mazetti’nin sözcükleri içimizi kor gibi dağlıyor… İtiraz etme yeteneğini kaybetmiş bir insanın yalnızca kuru bir kabuğa dönüştüğünü çarpıyor suratımıza.”
Sydsvenska Dagbladet

1 2 3 555