Yazarı :Ahmed Hulusi

Değerli okurlarım, tüm eserlerimizde aklın son derece önemli olduğundan ve akılsızın dini olamayacağından söz ettikten sonra; bu kitapta “İMAN” üzerinde duracak ve “Nereye kadar akıl, nereden sonra iman” sorusunun cevabını vereceğiz…
Aklın önemi üzerinde dururken, bilindiği üzere İmam Gazâli’nin “İhya-u Ulûmid’din”de yazdığı Rasûlullâh (aleyhisselâm)’ın şu açıklamasını nakletmiştik…
“Yâ Âli, herkes “ALLÂH”a BİRR ve sâlih ameller kapılarından yaklaşır!.. Sen, aklın ile “ALLÂH”a yakîn olanlardan ol…”
Bugüne kadar hep “ALLÂH”a akıl ile yaklaşmanın değerinden bahsettik. Kitaplarda da özellikle bunu anlattık.
Ancak şimdi daha değişik bir incelik üzerinde duracağız…
“ALLÂH”a niçin, “iman” ile yakîn elde etme esası getirilmiştir?..
Hz. Rasûlullâh (aleyhisselâm) niçin “imanı” öne almıştır?..
Kur’ân-ı Kerîm niçin devamlı olarak “Elleziyne yu’minune”; “Onlar ki “ALLÂH”a iman ederler” der de; buna karşın çeşitli âyetlerde de aklı öne sürer.
“Hâlâ tefekkür etmeyecek misiniz?”…
“Hâlâ idrak etmeyecek misiniz?”…
“Hâlâ anlamayacak mısınız?” der.

En Çok Okunan Kitaplar :  Yaşamın Gerçeği